5 Mart 2012 Pazartesi

Oluum nasıl bir sıcak lan bu diyeceğimiz günler gelsin artık..

Sonra da ben, bu sıcakta sevgili de hiç gitmezmiş iyi ki yalnızım ki triplerime gireyim her zamanki gibi filan.

O güzel günler gelsin işte olum. Babet giyeyim mesela ben rahat rahat. İkibin saat kolda taşımalı kabanlar kalksın da, ince ince hırkalar alsın yerini… Her azıcık ısınan havaya ‘pardon siz bahar mısınız’ diye heveslenmeyelim. Gerçekten bahar olsun, yaz olsun.. O la la..!

Yoldaki erik satan amcalara bakıp yüzümü buruşturayım, erik sevmem ki ben zaten diye. Sabahları duşa girdikten sonra evden çıkmama çemkirmesin kimseler. Meleğimin dediği gibi düttürü leyla gibi atayım kendimi sokaklara. Börtü böcek, çiçek miçek dolsun etraf da, günümüz şenlensin.. O la la..!

Akşam olsun böyle güzel bir serin.. Fakültenin bahçesindeki kalabalığa bakıp; şu saatte bi tek ikinci öğretimler kalsın şurda! diye söyleneyim, elimde çayımla oturacak yer bulamamışken. Sonra 2 karış bahçemizin içerisindeki, el kadar çimenlere gidelim oturmak için. Tam çayımız bitsin, ders saati gelsin de son dakikada vazgeçelim. Kaptırıp gezmeye gidelim.. O la la..!

Sonra işte böyle bişiyler… Bahar hanımefendi teşrif etsin.. Daha da bir şey istemem. Beni bu güzel havalar mahvetsin, yeter.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder