14 Şubat 2012 Salı

Sevgili gömleği..

Deli gömleği gibi bir başlık oldu ama neyse, idare edin artık. Belki de deli gömleği daha bir yakışırdı bana ama benim hiç sevgili gömleği’m olmadı zaten. Gittim cici bicili güzel güzel gömlek aldım ama bir zamanki sevgiliye, o sayılır mı? Bilmiyorum.
Sevgili gömleği’m olmadı ama, sevgili ademelması’m, ellerimi yıkarken üşümeyeyim diye ellerimi avuçları içine alıp ısıtan sevgili elleri’m, birlikte yapılan sevgili pastaları’m oldu. Olmuştu.. Yani.. 
Pucca bi yazısında sevgili evinde bırakılacak eşyaların arasında diş fırçası, ufak ufak tokalar saymıştı sanırım. Öyle yapmadım, ne varsa kendimden getirdiğim dönerken yanımda götürdüm. Bi patik hariç. İnsan sevgilisinin evinde patik bırakır mı ya! Bırakmıştım valla, ne yapayım ayaklarım çok üşüyordu. Aklıma geldi ki, ayrıldıktan sonra onda kalmış. Umarım götüne girmiştirler.! Ehm, neyse.
Bugün de sevgililer günüymüş. Yaklaşık 2bin gündür sevgililer günü yazıları okuyoruz şurda, yoksa farkına bile varmazdım. Bi kere baştan mantıksız olum, kışın ortasında sevgililer günü mü olur! Kış yani, soğuk. Sevgili dedin mi bahar gelir insana.. Bu karda kışta da olsa olsa arkadaşlar günü olur, kardeşler günü olur.
Şu 14 Şubattan da bir cacık olmaz. İşin özü bu. Benden de bir şey olmaz kanımca.. Ama düşündüm yani, sevgili isteyip istememek değil derdim. Ben bi tane hırkasından istiyorum. Kafi.

2 yorum:

  1. Bendeki tarife nedir biliyor musunuz? Hep “Sağ Yan’ım’da” bir boşluk, hep bir yalnız, karelere küçük gelen eğreti bir gülümseme ve zorla parlatılmış bir çift göz… Hayat Photoshop’um biraz fena kısacası… Yazınız çok güzel, ellerinize sağlık...

    YanıtlaSil